Pazar günü TV'de yeni başlayacak bir dizinin tanıtımı yapılıyor "Hala aşk'a inananlar için" deniyordu.
Ben size söyleyeyim aşk-maşk yok kardeşim! inanmayın...
Bu yargımı çok katı ve acımasız mı buldunuz? siz de ön yargılı olmayın. önce bi okuyun, sonra kararı siz verin.
Aslında aşk var da öyle romanlarda ve filmlerde anlatıldığı gibi ulvi bir şey değil. O bir hastalık... korkmayın ama, ölümcül değil, tedavi edilmesine bile gerek kalmadan kendi kendine geçiyor genelde. Gerçi her hastalık gibi küçük bir risk taşıyor. Bu riski ileriki satırlarda anlatırım.
Aşk aslında ruhsal bir hastalık, ama nesnel olsun daha kolay anlatayım diye hepimizin bildiği nezle, grip ve bronşitle örnekleyerek ve evrelere ayırarak açıklayacağım.
I.Evre
Tek taraflı aşk: Platonik aşk olarak da bilinir. Nezle belirtileri gösterilir. Burnunu çeker gibi karşı tarafa bakılıp iç çekilir.
Hastalık süresi genelde 3-5 aydır. Tedavi edilmeden bile kendi kendine geçer.
II.Evre
Karşılıklı aşk: Nezleden ağır geçer grip belirtileri gösterir. Genelde ateş yükselir(aşk ateşi dedikleri budur). Yüksek ateşten dolayı kalp çarpıntısı yapar. Titreme görülür. Bulaşıcıdır. İki kişi aynı anda yakalanır. Biraz uzun sürer. 3-5 yıl gibi. (Bu hastalığa beraber yakalanıldığı halde iyileşme süreci kişiden kişiye değişir. En kötü tarafı burasıdır. Taraflaflardan biri 3 yılda diğer taraf 5 yılda iyileşebilir.) Bazıları 7 yıl sürdüğünü iddia etselerde, onlar uzatmaları, pardon nekahat dönemini de sayarlar.
III.Evre
Karasevda: Tek taraflı da olabilir, karşılıklı da. Bronşit belirtileri gösterir. Ateş çok yükselir. İnsanın nefesi kesilir ve içi acır. Vuslata erilmez ise kronikleşebilir. En tehlikeli evre budur. Ölüm riski sadece bu evrede vardır. Ama günümüzde bağışıklık kazanılmış bu evreye geçen görülmemiştir. Geçmişte bu evreye geçenler olduğu rivayet edilir. Kerem ile Aslı, Leyla ile Mecnun, Ferhat ile Şirin gibi.
Bilinen tedavisi vuslattır. Süresi konusunda kesin bir bilgi yoktur.
Bu yazıyla birşeyi daha açıklamış oldum...
Neden ben de Sema gibi sevda yazıları ve şiirleri yazmıyorum?
İnanmadığım hiçbir şeyi yazmam-yazamam.
Hem hayat yolunda Sema'dan önde, hayat okulun da da ondan ileri sınıftayım.
Ben aşk dersinin teori ve uygulamalarını bitirdim.(bu yazı da bitirme ödevim olsun. Hayat okulun da da mezuniyet ve mezuniyet töreni var ama insan kendi mezuniyetini göremiyor. Töreni de başkaları yapıyor.Neyse konumuz bu değil. Konuyu dağıtmayayım). Onun daha tamamlaması gereken uygulama dersleri var. Hele onları bitirsin... Aklın yolu bir....
Elbet o yolda buluşuruz...
Hepinize sağlıklı günler diliyorum efendim.
Esen kalın...
Asuman
Bir Özdeyiş...
Gülü seven dikenine katlanır,
Kaktüsü sevenin vay haline...
|
2005-11-04 17:15:16 - ?????